Neden adamlar gibi t i don

Tailwind Havayolları uçuş ekipleri de 'Don't Rush' akımına ayak uydurdu. Tahliye uçuşlarına devam eden havayolları arasında yer alan Tailwind Havayolları'nın uçuş ekipleri son dönemde popülerliğini artıran 'Don't Rush' akımına uydu. Çoğu erkeğin saç dökülmesi hassas bir konu olabilir: Kel kaldıklarında kendilerini daha az çekici ve eril hale getirmiş gibi hissedebilirler. Bununla birlikte, araştırmalar , bu kadar kendini yok eden bir tutum için bir neden olmadığını göstermiştir. Kel erkekler daha sık, kendinden emin, akıllı ve baskın olarak algılanırlar. Nestfun , herkesi olduğu gibi kendisini ... Kadınların Neden Cillop Gibi Adamlar Yerine Olgun Adamları Seçtiğini Tek Tek Açıklıyoruz Böylesini bulmak için illa olgunlaşmasını mı beklememiz lazım yani? 1. Yine hayatın bir gerçeği ile karşınızdayız değerli arkadaşlar… by Ne Habersin Ekim 24, 2019, 1:38 pm 122 Görüntüleme Sperm gibi adamlar var insan olma ihtimalleri milyonda bir. Sinir Bozucu Sözler ile ilgili diger sozler 1.sayfa Sinir Bozucu Sözler, Sinir bozucu sözler resimli, Insanı sinir eden sözler, Erkekleri bozan sözler, Huzur bozan sözler, Bozucu sözler küfürlü, Çok güzel koymalık laflar, Komik sözler, Kapak sözler _bildiği gibi değilmiş buralar o her şeyi mor severmiş_ _kim girse hayatına 'seni seviyorum' der ve gidermiş._ _kalbi kırılmış bir kadın, belki de saçları ondan kısaymış._ _konuşalacak şeyler varmış daha,_ _ama avazı çoktan çıkmış._ _işte bu yüzden leş gibidir buralar_ _'iyi ve güzel kadınlar' hep ağlar.._ _zor bir kadın , ama sen dur bakalım_ _yakında yeni ... Popular dog breeds that don't shed. Having a dog doesn't mean your home must become a nest of pet hair. Check out our list of dogs that don't shed for ones that will fit your lifestyle. Cheapism ... İki sene önce, Roz Savage Londra'daki yüksek maaşlı işini bırakıp bir okyanus kürekçisi oldu. Atlantik'i tek başına geçti. Ve daha bu hafta, bir kadın tarafından ilk olacak Pasifik solo geçişinin üçüncü ayağına başladı. Peki o bunu neden yapıyor? Hem oldukça kişisel, hem de eylemci olan nedenlerini kendisinden dinleyin. DotCom Bubble’ının 2000’lerin başında patlamasının ardından, dünyayı internet aracılığıyla değiştirme hayali son bulacak sanılıyordu. Zira boo.com, startups.com gibi ... 💉 Vazektomi: Neden ABD'li Adamlar Almazlar - İnternet Doktoru 2020. none: Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan 2015 raporunda, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki 10 erkekten 1'inde vazektomi uygulanmaktadır. ... Prince William Sound College'daki Sevgililer Günü Dansı gibi olayların bir parçası olarak bazen ücretsiz ...

Werewolf Online Anlatıyorum Fakat Biraz Küfürlü

2020.09.22 10:30 ZeytranZiztasion Werewolf Online Anlatıyorum Fakat Biraz Küfürlü

HEY, SEN! EVET, SEN! ARTIK OYUNLARDAN NEDEN HİÇBİR DUYGUYU ALAMADIĞINI SORGULAYAN BİRİSİ MİSİN? ARKADAŞLARINLA OYUNA GİRMEK İSTEDİĞİNDE SATIŞA GETİRDİKLERİNDEN DOLAYI YALNIZ BAŞINA OYNAYAN YIKIĞIN TEKİ MİSİN? ROLE-PLAY YAPMAYI SEVEN AMA TELEFONU SAMSUNG GALAXY J2 VEYA DAHA BERBAT BİR MODEL OLDUĞU İÇİN TOWN OF SALEM İNDİREMEYEN BİRİ MİSİN? OYUNLARDA KANSER OLUP BUNDAN MAZOŞİZM SEVİYESİNDE ZEVK Mİ ALIYORSUNUZ?
O ZAMAN WEREWOLF ONLINE TAM SİZE GÖRE!
BİR SÜRÜ APTAL OROSPU EVLADININ TOPLANDIĞI BU OYUNDA AMACINIZ SİZE VERİLEN RASTGELE BİR ROLLE TAKIMINIZLA BERABER KAZANMAYA ÇALIŞMAK.
TOWN OF SALEME ÇOK BENZEYEN BU OYUNDA OLAN EN TEMEL FARK, KÖTÜ TAKIM MAFYALAR DEĞİL KURT ADAMLAR!
[He birde Fool diye Jester çakması bir tipleme var ama... Neyse.]
AYRICA BU OYUNDA TOWN OF SALEM'İN O 2 SUNUCUYA SAHİP OLMASI GİBİ VAROŞ BİR KITLIK YOK!
BU OYUNDA:
İNGİLTERE, ALMANYA, FRANSA, BREZİLYA, VİETNAM, RUSYA, İSPANYA, HOLLANDA, TİBET, İTALYA, MALEZYA, ROMANYA
VE TABİİKİ DE KANSER OYUNCULARI TEK BİR ALANDA TOPLAYIP BAŞKA YERLERE GİTMEMELERİ İÇİN VÂR OLMUŞ OLAN TÜRKİYE SUNUCUSU!
[Derecelime gelmeyin artık pezevenkler... Oyun keyfimi siktiniz.]
BU OYUNDA DERECELİ GİRMEK İÇİN TAM 100 OYUN KAZANMALISINIZ! EVET! YANLIŞ DUYMADINIZ! TAM 100 OYUN?
KAFAYI YEME SEVİYESİNE RAMAK KALMIŞ BİR RUH HÂLİYLE OYUNLARA GİREREK, DUVARLARI TEKMELEYEREK, YASTIK ISIRIP AĞLAYARAK, TOXİC SEER DIRDIRINA KATLANMAK ZORUNDA KALARAK, KÜFÜR YİYEREK, MAGANDA SİLAHŞÖR KURŞUNUNA KURBAN GİTME KORKUSUNU HER SEFERİNDE YAŞAYARAK, ÇÖPÇATAN ROLÜNÜN SON ANDA KASABAYI SATIP OYUNU KURTLARA KAZANDIRARAK,
YÜZ TANE ZAFER ELDE ETMELİSİNİZ!
PEKİ, BU 100 GALİBİYETİ ALDIK DİYELİM. BU DERECELİ DENİLEN YERE GİRDİĞİMİZDE KAZANCIMIZ NE OLACAK?
Hmm... GÜZEL SORU!
KESİNLİKLE VE KESİNLİKLE NORMAL OYUNLARDAKİ İNSANLARDAN ÇOK ÇOK DAHA APTAL İNSANLARLA OYUN OYNAYIP HER MAÇ SONU 80 LİG PUANI KAYBEDİP PLASTİK LİGİNE YERLEŞMEK!
GAYET GÜZEL BİR KAZANÇ! ÖYLE DEĞİL Mİ?
[Travmatik WWO anıları lütfen sal beni...
Tek günde 816 puan kaybettim. İyi durumda değilim. Yardım edin.]
NEYSE, NE DİYORDUK? BU DERECELİ MAÇLARA GİRMEK İSTEMİYORSANIZ SANDBOX GİBİ MÜTHİŞ Mİ MÜTHİŞ BİR DENEYİMİ TATMANIZI Ş̸̫̣͈͆̓İ̸̖̦̦͈̼̗̗̿̕Ḓ̷̙̞͉́̾͆̇̚Ḑ̵̈́͌E̵̼̫̭͔̘͎͙̒͂̽̒́̄Ṯ̴̜̠̂͗̑̂̆̏̈L̶͕̔̒̄́͠Ȩ̸̠̣͇̻̺̑̆̈́ ÖNERİRİM!
BU SANDBOX DENEN ÇÖPLÜKTE CUPİD DENİLEN BİR İBNE VA-
A, A, AA! ROLLERİ SİZE HENÜZ DEMEYECEĞİM! ÖNCELİKLE OYUNUN MAÇ TÜRLERİNDEN BAHSETMEM LAZIM!
SANDBOX DENİLEN TÜRDE YENİ YENİ ROLLER DENEYİMLİYORUZ! AMA BU MAÇA GELEN TİPLERİN %80'İ KENDİ DİLLERİNİ KONUŞAN VE KENDİ MİLLETİNİ ARAYAN SALAKLARDAN OLUŞUYOR.
ONUN DIŞINDA HIZLI MAÇ DENİLEN ŞEY VAR Kİ CİDDEN HER ŞEY ÇOK HIZLI OLUP BİTİYOR!
[Abi Town don't go afk amk LAN afk kalma Town LAN TOWN AFK KALMA-]
BU KANSER KİŞİLERİN ÇOĞUNU TÜRK VE VİETNAMLI OYUNCULAR OLUŞTURUYOR!
O YÜZDEN MAÇINIZA TOXİC TÜRK VEYA VİETNAMLI GELİRSE ONDAN KURTULMA TAKTİĞİ VERECEĞİM!
EĞER MAÇINIZA VİETNAMLI VEYA TÜRK OLDUĞU BELLİ OLAN TOXİC BİRİSİ GELİRSE YAPMANIZ GEREKEN 2 ŞEY VAR!
  1. YOL: EĞER ROLÜNÜZ SİLAHŞÖR, GARDİYAN, KURT ADAM VEYA HERHANGİ BİR ADAM ÖLDÜRME KABİLİYETİNE SAHİP BİR ROLSE ANINDA TOXİC HERİFİ YOK EDİN.
  2. YOL: EĞER ROLÜNÜZ GÖZCÜ TÜRLERİNDEN HERHANGİ BİRİSİ, DOKTOR, MEDYUM VEYA HERHANGİ BİR ÖNEMLİ ROL DEĞİLSE EĞER ANINDA OYUNU TERK EDİN. VE BONUS YOL:
ÇÖPÇATAN İSENİZ VE BU KİŞİLERİ İLK GECEDEN FARK EDİNCE ANINDA BİRBİRLERİNE AŞIK EDİP KALAN GÜNLERDE ÖLMELERİNİ BEKLEYİN!
[Valla hiç kusura bakmayın kendi milletimden birisi oyuna gelince salak olmama ihtimali %10 oluyor. Alınıp darılmaca olmasın ama böyle.]
VE BU OYUNDA EN SAÇMA OLAN ŞEY OTA BOKA IRKÇI DAMGASI YİYİP KÜFÜRLERE MARUZ KALMANIZ! SADECE BİRİSİNE GERİ CEVAP VERİN VE IRKÇI DAMGASI YİYİN!
HATTA KARŞISINDAKİ BİRİSİ KARAKTERİNİ SİYAHİ YAPTIYSA YARRAĞI YEDİNİZ!
PEKİ BU OYUNDAKİ ROLLER NELER?
BU DA ÇOK GÜZEL SORU!
SİZ ISRAR ETMEDEN HEMEN GEÇELİM!
AMA SADECE KASABA ROLLERİNE GEÇELİM!
Çünkü üşeniyorum ve daha yazacağım bir Among Us ile Town of Salem floodum var.
/KASABA ROLLERİ!\
[Gerçi, oyunda köy diye geçiyor ama... neyse siktir edin.]
BU ROLLERDEN BAZILARINI BEYNİNİZİN HİÇBİR YERİNİ KULLANMADAN KASABA NE DERSE ONU YAPARAK OYNASANIZ BİLE AŞIRI OP!
GÖZCÜ (SEER): BU ROL ÖYLE BASİT BİR ROL Kİ, BU ROLDE KAYBETMEK İÇİN YA ÇOK SALAK BİR TOXİC OLMAK LAZIM YA DA KASABA BEYNİNİ ÇÖPE ATMALI!
EĞER GARDİYAN SİZİ ALIP ROL SORUYORSA VE İNADINA CLAIMLEMİYORSANIZ ÖLMEYİ SONUNA KADAR HAK ETMİŞSİNİZ DEMEK!
AURA GÖZCÜ (AURA SEER): MENTALİST DENİLEN ELEMANDAN BİR TIK ÖNEMLİ, GÖZCÜ DENİLEN KİŞİDEN ON TIK ÖNEMSİZ BİR ROL OLARAK GÖRÜNSENİZ BİLE GÖZCÜ ÖLÜNCE TÜM KASABA BİR ANDA SİZE TAPMAYA BAŞLAYACAK!
MENTALİST (SPIRIT SEER): [Kalp kırmadan ne desem ki şimdi buna? Laps diye Town'un sikinde olmayan bir rol ve bunu seçerseniz direkt oyundan çıkın demek kabalık olur. Neyse, deneriz bir şeyler.]
BU ROL Bİ SİKE YARAMIYOR!
Tamam tamam işe yarıyor ama Town aptal olunca yaramasa daha iyi olur. Bir de çok umursanan bir rol değil yani... Ama Aura ile Seer'ın yokluğunda yine en değerli oluyor. Tabii gözcü çırağı oyunda yoksa.
GÖZCÜ ÇIRAĞI (SEER APPRENTICE): GÖZCÜ MÜ ÖLDÜ? O ZAMAN GÖZCÜ 2.0 SAHALARDA SİZİ BEKLİYOR! MERHABA GİZLİ KOZ!
SİLAHŞÖR (GUNNER): DÜÜÜT DÜÜÜTT AÇ YOLU AÇÇ HADİ ASLAN PARÇASI YOLU AÇ HADİ BAK ENGELLİ BEKLİYO BURDA HADİ DÜÜÜTTT ♿ BAK SİNİRLENDİ ARKADAŞ HADİ YOLU AÇ HADİİ DÜÜÜT DÜÜTT BİİİPP HADİ BE HIZLI OLL DÜÜÜTT BİİİPPP ♿♿ BAK HIZLANDI ENGELLİ KARDEŞİMİZ SERİ KÖZ GETİR SERİ DÜÜÜTT DÜÜÜT DÜÜÜÜTTTTT BİİİİPPP BİİİİİPPP DÜÜÜTTT ♿♿♿♿ BAK ARTIYO SAYILARI AÇTIN MI YOLU AÇMADIN PÜÜÜÜ REZİİİLL DÜÜÜÜTTT ♿♿♿♿♿♿ BAK KALABALIKLASTI BAK DELI GELIYOR DELIRDI DELI AC YOLU DUTDUTDURURURUDUTTT♿♿♿♿♿♿♿♿♿♿♿♿♿♿KAFAYI YEDI BUNLAR AC LAAAAN YOLU
GARDİYAN (JAILER): Lan bana mı öyle geliyor yoksa bu rol Town of Salem'de Jailor olarak geçmiyor muydu? Jailer-Jailor ne fark var ki?
He doğru, Jailor town vurunca tüm mermileri kaybediyor ve 3 vuruş hakkı var ama Jailer tek vuruş hakkına sahip.
Bu rol güzel de hani eehh... Seer rollerini daha çok seviyorum.
Geveze (LoudhMouth): Kapat sil oyunu çekemem senin Gözcüymüş gibi aldığın tavırları.
Bu rolü alınca lütfen Seer havalarına girmeyin aq sadece şüphe ettiğiniz kişiye tıklayın bak deli etmeyin insanları evinizi bulup ateşe veririz.
Köylü (Villager): İşinde gücünde olan sıradan bir köylüyüz.
Doktor (Doctor): A.K.A Seer'ın muhtaç olduğu ilk kişi.
Koruma (Bodyguard): A.K.A Aura Seer'ın muhtaç olduğu ilk kişi.
Sert Adam: (ToughGuy): Buna da Mentalist ihtiyaç duyuyor çünkü onu koruyacak delikanlı bir tip tek bu var.
Kırmızılı Hanım (Namuslu Orospu): Town of Salem'de ki Escort mantığı fakat rol engelleyemiyor sadece eğer kötü birine gittiğimizde pat diye ölüyoruz.
İmam (Priest): Tüm köyü alıp Bayram namazı kılıyorsunuz.
Şakayı bir köşeye atarsak eğer, birisine Zemzem suyu atıyoruz. O kişi kurtsa Allah onu helak ediyor ama değilse Allah seni Zemzem suyunu boşa kullandığın için helak ediyor.
Nişancı (Marksman): Bunda Gunner gibi savsaklık yapmak= canınla ödemek
Medyum (Medium): Ölülerle konuşup afk kalmamış bir oyuncuyu diriltebilen çok önemli bir rol. İlk gün öldüğünde genelde tüm Kasaba gerginliğe boğulur.
Dedektif (Detective): Bak kardeşim, şu insanla diğerini seç bak = çıkıyor mu? Çıkıyorsa aynı takımdalar. ≠ mı çıkıyor? O zaman Fool asalım.
Şerif (Sheriff):
Ayrıca bakınız: Town of Salem Lookout.
Mantık neredeyse aynı. Bir kişiyi seçiyorsunuz fakat Lookout ona gelen herkesi gösteriyor ama Şerif sadece 2 kişi gösteriyor.
Belediye Başkanı (Vergi Almayan Tek Başkan): Başkanlığı belli et ve hobaaa tüm oyların 2 katı olsun.
Cadı (Witch): Bu rolü ilk kez oynadığımda aşırı afallamıştım. Çünkü ToS'da Witch farklı burada farklı ya, o yüzden.
Aga bi iksirimiz var işte biri koruyan diğeri can alan. Koruyanı Gözcüye at can alanı git random shooting yap Doctor'a denk gelsin de tüm Town yok etsin seni.
Birazcık riskli bir rol... Ngl.
Demirci (Forger): Bak abim bu kalkan 30 lira ama 3 gün daha beklersen 90 liraya kaliteli bir kılıç yaparım sana gider Doctor kesersin. Ne dersin?
İntikamcı (Avenger):
+12 Junior Ww onu vurun! -Dene bakalım...
Gunner Avenger'ı vurur ve Avenger Mentalist'i öldürür
Canavar Avcısı (Beast Hunter): I'm Beast Hunter and selected myself.
Barışsever (Pacifist): AGA EĞER İLK GÜN ELİNİZDE 0 BİLGİ VARSA RANDOM REVEAL YAPIN BAK SK BULDUĞUMUZ AN YAPMAYIN ANANIZI SİKİCEM YETER LAN YETER.
Çiçek çocuk (Flower child): Fool'un korkulu rüyası.
Falcı (Fortune Teller): 9 ve 12'ye kart verdim kartları gösterin yoksa boğazınıza basarım.
Bari 3. günde falan baskı uygula be adam.
Huysuz Nine (Grumpy Grandma): Sebepsiz yere Seer susturur. Bulunduğu yerde katledilmesi şart diğer rol.
Çöpçatan (Cupid): Benim çiftim Kurt adam ve Seri katil fakat Town onları öldürdü Townu sikiyim hepinizi sikiyim ben oyunu satıyorum bb Kurtlar seer'ı öldürün.
Orospu evladı seni.
Başkan (President): Risk ve ödül sistemi fakat ödül yok.
BU GÜNLÜK OYUN TANITIMI BU KADAR DİĞERİNDE GÖRÜŞMEK ÜZERE!
submitted by ZeytranZiztasion to kopyamakarna [link] [comments]


2020.06.29 07:04 rohunder "Atatürk'ü takip etme bırakıldı, Türkiye öldü." Üzerine Tavsiye Yazısı

Herkese günaydın!
Gruptaki Atatürk paylaşımlarını ve yorumlarını incelediğimde birkaçınızın yapmış olduğu ve birçok kişinin de destediğini gördüğüm yorumlarda, Atatürk Türkiye'sinin 10 Kasım 1938'de öldüğü bahsedilmiş. Bu argümana kısmen katılmakla birlikte kısmen de katılmıyorum. Evet o karanlık günden beri iyiye giden ve gitmesi istenen her şey, şu zifiri karanlık dönemi oluşturacak ve karanlığın fitilini ateşleyecek bir çok rezil ve boktan olaylarla yok edildi. Şu bir gerçek ki Atatürk'ten sonra olan her şey, Rusların şovlarına maruz kaldı. Öyle ki bu Rusların şovları sadece Türkiye üzerinde değil, Afganistan, Azerbeycan, Ermenistan, İran ve kendisine yakın birçok topluluklar üzerinde gerçekleşmiştir. Örneğin Afganistan örneğini verecek olursam, şu an kafada canlanan Afganistan yapısı 1979'dan sonra oluşmaya başladı. 1979'a kadar Afganistan tamamen modern ve gelişime açık bir devletti. Evet toplumun çoğunluğu müslümandı. Ancak hiçbir din yoktur ki siyasete el atmadığı sürece, toplumun içinde var oldukça gelişime müdahale etsin. Afganistan'ın hızla büyümesi ve gelişmesi kimi rahatsız etti dersiniz? Elbette Rusları, yani o zamanki Sovyetleri. Şu an artık Sovyet değiller mi? Emin olun hâlâ Sovyet kafasındalar. Şu an biz nasıl ki Laik Demokratik Cumhuriyet'e sahip olmamıza rağmen bazı kafalarda halen şeriat varsa, onlarda da bu durum var. Hatta çoğunluğu böyle diyebilirim. Ukrayna-Rusya olayını ele alalım. Ukrayna'ya gittiğinizde çoğu barlarda Lenin fotoğrafı hedef tahtası olarak kullanılır ve eğer Rus veya Kürt iseniz size karşı bakış açıları oldukça kötü olacaktır. Neden Kürt dedim? Çünkü Ruslar Kırım meselesini korku ile ve buna bağlı şiddet ile çözebilmek için, kendilerine yıllardır bağlı kalan Kürtlerden destek aldılar. Ukrayna'da gerçekleşen çöp konteynırlarındaki parçalanmış beden mevzusu, Ukrayna'yı derinden yaralamıştı. Öyle ki özellikle Ukrayna'da Türkiye'den Rusya'ya ve oradan da Ukrayna'ya geçen çok özel Kürtlerle karşılaşacaksınız. Her biri eğitimsiz ve vicdandan yoksun kimselerdir. Cepleri ise nereden geldiği belli olmayan balya balya paralarla doludur. Genellikle dolar kullanırlar. Çünkü Rus rublesi olması meselenin nereden geldiğini belli edecektir. Her zaman olduğu gibi "İŞTE BUNLAR AMARIGAN OYUNU!!" diyebilmek için paralarını dolara çevirir ve her şeylerini dolar üzerinden yaparlar. Peki Kürtleri kullanarak öldürülen Ukrayna vatandaşları olayından sonra ne mi oldu? Rusya yıllardır istediği şeye kavuştu: Kırım.
Afganistan mevzusuna geri dönelim. Gelişen ve büyüyen Afganistan'dan rahatsız olan Ruslar, Afganistan'a 1979 yılında Afganistan içerisindeki devleti ele geçirip hükümet kuran komünistlerin tavsiyesi üzerine savaş açtı ve bu savaş neredeyse 10 yıl sürdü. Ruslar bu savaşı tamamen komünist-şeriatçı savaşına dönüştürdü. Elbette Sovyetler bu savaşı kazanamadı. Ülkelerine 15 Şubat 1989 yılında geri döndüler. Sovyetler Birliği 1991 yılında dağıldıktan sonra ne mi oldu? Kafalar halen Sovyet düşüncesiyle çalıştığı için, zamanında kaybettiği Afganistan savaşını kazanma amacıyla, 1994 yılında gizlice destekledikleri şeriatçı toplululuklarının birleşmesine müsaade ederek Taliban terör örgütünün kurulmasına neden oldu ve artık kullanma gereği duymadığı tüm Rus silahlarını kaçakçılar vasıtasıyla örgüte aktardı. Yeni kurulan Rusya Federasyonu'nun diğer ülkelerle yaptığı ticaret ile birlikte elde edilen gelirlerin bir kısmını dolar üzerinden yaparken, dolar üzerinden elde edilen bu gelirleri dünyanın birçok noktasındaki terör örgütlerine aktardılar. Böylece hem Rus rublesi aklanmış oluyor, hem de hedef şaşırtılmış oluyordu. Afganistan'ın yıkımı da böylece gerçekleşmiş oldu. Toprak kazanamadılar ancak kazanamadıkları toprakları ise kullanılamaz hale getirdiler.
Rusların en aktif ve en güçlü oldukları 1970 yıllarında bir de ne mi oldu? İran'da İslam devrimi oldu. Yıllarca krallıkla babalar gibi yönetilen ülke, şeriatçıların ve teröristlerin eline geçti. Peki o yıllarda Türkiye'de ne oldu? Ülkede devasa bir komünizm alevi yükseldi ve bu alevi daha da harlamak için kendilerinden birini feda ettiler: Deniz Gezmiş. Deniz Gezmiş'in asılması komünizme darbe vurmadı, tam tersi alevin daha da harlanmasına neden oldu. Eğer Deniz Gezmiş denilen şahıs, "DEMOKRATİK CUMHURİYETİ YIKACAĞIZ, YERİNE KOMÜNİZM DEVRİMİNİ GETİRECEĞİZ GEREKİRSE SİLAH YOLUYLA!" demek yerine okulunu bitirip siyasi fikirlerini daha iyi ve daha doğru bir şekilde dile getirmek için parti kurup, bu parti çatısı altında fikirlerini ve düşüncelerini medeni bir şekilde dile getirmiş olsaydı ne Rus destekli komünizm kaynaklı kötü olaylar gerçekleşecekti ne de idam edilecekti. Bu durum kahpenin de kahpesi Mahir Çayan ve saz arkadaşları için de geçerlidir.
Bir de gaza getirip rahatça konuşturdukları Aziz Nesin, bu olayların yakın tarihinde Rusları güldüren ama bazı kesimleri sinirlendiren birçok sert cümleler kurdu. Bu cümleler neredeyse kendi hayatına mâl oluyordu ancak kurduğu sert cümleler, Madımak faciasında yanındaki aydın arkadaşlarını kurtaramadı ve bunun cefasını kim çekti? Gerçekleri doğrudan söyleyen Uğur Mumcu ve gerçekleri gün yüzüne çıkaran, Ruslara, onların yardakçısı komünistlere ve özellikle İzmir'de yakalanan o zamanın Sovyet Ajanı Putin'e "SİZİN NE İŞİNİZ VAR LAN ÜLKEMİZDE?" diyerek sorguya çeken ve gerekirse bu puştları konuşturabilmek için gerekli işkence tekniklerine sahip adam gibi adam olan ismini vermek istemeyeceğim ülkesine aşık bazı babalar ve daha birçokları.
Türkiye'de gerçekleşen bu komünizm alevinden rahatsız olan kesim kimdi? Elbette şeriatçılar. Çünkü kendilerine sürekli olarak komünizm kaynaklı raporlarla "Bu komünist adamlar yüzünden din elden gidecek." dendi ve bu kesim bir araya gelip de güçlerini topladıklarında Ruslardan kendilerine önce sevgi dolu mesaj ve milyonlarca dolar para aktarıldı. Aynı Afganistan'da ve İran'da olduğu gibi... Amaç ele geçiremediği toprağı bir daha kullanılamaz hale getirmek... Bu parayla kıçına don dahi bulamayan cahil fütursuzlar tarikatlar kurup, bu tarikatlara adam toplamaya başladılar. Diğer yandan da bu tarikatlara ve şeriata düşman kesim olan komünizm yanlısı Kürtler örgüt haline gelip pkkyı kurdular. İki kesimin de parasal ve silah kaynağı tamamen Rusya üzerindendi. Ancak bir sorun vardı. Her ne kadar milyonlarca dolar harcansa da bu iki kesim istenildiği kadar büyüyemiyor ve yangın körüklenmiyordu. Çünkü karşılarında durmak ve yılmak bilmeyen bir Türk ordusu vardı. Bu sorun nasıl çözülecekti peki? Pkk işe yaramıyordu ve neredeyse örgüt çökmek üzereydi. Ama tarikatlar bu işi yapabilirdi. Hem de en çok istenildiği şekilde. Bu yüzden önce tarikatlarda çocuklar yetiştirilip büyütülmeye başlandı. Sonra bu çocuklar askeri okullara yollandı ve beklemeye başladılar. Bu bekleyiş elbette oturarak olmadı. Siyasete de el almaya başladılar. Rusların desteğini belli etmemek adına siyasete girmesi istenen tarikatçılar öncelik olarak Amerika'ya ve Avrupa'ya yollandı. Orada okul okuyup diplomalarını aldılar. Kafaları bilgiyle doldu ancak kafaları halen Rus destekli tarikat kafasındaydı. Türkiye'ye dönüp siyasete sızdılar. Arada dozu kaçırdılar elbette ama zaten bu doz kaçımı istenen ölçüdeydi. Amaç toplumu Türk askerinden soğutmak. En son benim neslimin de içinde bulunduğu 28 Şubat'taki post-modern askeri darbe ve kendi ürünleri olan, uzun süre askeri okullarda okutup beklettikleri çocukları sahaya inip de meyvesini aldıkları 15 Temmuz olayından sonra toplum tamamen Türk askerinden soğuyup uzaklaştı ve korkar hale geldi. Çünkü atılan her şeriat ve komünizm adımında "Acaba Türk askeri bizi engelleyecek mi?" deniliyordu. Şu an "sanırım" bu sorunları da ortadan kalktı. Tabi ufak olarak sanırım diyorum. Çünkü Türk askerinin ne yapacağı hiçbir zaman belli değildir.
Şu an içinde bulunduğumuz dönem kabul edelim ki Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karanlık günleridir. Yarın görünmüyor, geçmiş ise puslu gibi. Atatürk ve düşünceleri sanki bizden milyonlarca kilometre uzakta duruyor gibi. Sanki her şey bitmiş gibi. Sanki bütün güç bu fütursuzlarda ve artık elimizden hiçbir şey gelmiyor gibi. Ama hayır! Evet kocaman bir hayır! Şu unutulmamalıdır ki biz yeni nesil olarak elimizde çok büyük bir avantaj var sevgili dostlar: bu orospu çocukları ülkemizi yıkmak için ömürlerini yok yere harcadılar. Evet zenginler, evet çok paraları var. Ama bizde ise onlarda olmayan ve onların da çok korktuğu çok önemli bir silahımız var; beynimiz. Çünkü bu zamana kadar anlattığım tüm olayların sorumluları anne-babalarımız ve onların da anne-babalarıdır. Fark ettiniz mi bilmiyorum ancak bizlere kendi dönemlerinde olduğu gibi söz geçiremiyor, kendi eğitimlerini aktaramıyorlar. Benim neslim bilir, benim neslime Osmanlı terbiyesini aşılamaya çalıştılar. Ancak başaramadılar. Osmanlı terbiyesi tamamen kula kulluk felsefesi üzerine çalışır ve sesini soluğunu çıkaramaz, "kendini siktir" emri geldiği anda domalıp kendini siktirmen gerekir. Bu ancak kendi nesillerinde işe yaradı ve kendilerini Ruslara ve onun yardakçılarına bir güzel siktirdiler. Peki yeni nesilde bu neden işe yaramadı? Bizi neden bozamadılar? Neden yeni nesil Atatürk'ü ve onun düşüncelerine eskiye nazaran daha bağlı? Yaşadığımız kötü olaylardan dolayı Atatürk kıymete bindi diye mi? Hayır. Tamamen modern çağın bir getirisi bu sevgili dostlar; teknoloji ile hemen hemen her şeye erişebiliyor, bu pisliklerin ne gibi pislikler olduğunu görebiliyor, Atatürk'ün ise zamanında bu gibi pisliklere karşı ne gibi icraatlar yapmış olduğunu öğrenebiliyor oluşumuzdur. Bize ve modern çağa asla ayak uyduramayacaklarının, ömürlerini ise boş yere harcadıklarının farkına varmaya başladılar. Bu yüzden ise yapabildikleri son şey olan yeni nesli, özellikleri ve yetenekleri ne olursa olsun engellemeye çalışmak. Ancak bu bile artık işe yaramamaya başladı. Yok oluyorlar sevgili dostlar. Yok olup toprak olacaklar ve biz yeni neslin bu ülkeye kazandıracakları bir çok şeye, Atatürk'ün çağdaş ilkelerini tekrardan diriltmeye, sanata ve bilime engel olamayacaklar. Tek yaptıkları sadece zaman kazanmak. Yani diğer tabir ile uzatmaları oynuyorlar. Tek yapmamız gereken olabildiğince çaba gösterip, bize yatkın olan alan ne ise (bilim, sanat, edebiyat, kültür, zanaat vb.) o alanlarda vicdanımız ile gelişip yoğurularak sahnedeki rolümüze hazırlanmak. Atatürk'ün "Bütün ümidim gençliktedir." sözü aslında bizden önceki cahil neslin gençleri için değil, modern çağın gençleri olan bizler için söylenmiş bir sözdür. Çünkü Atatürk, bugünlerin gelebileceğini gören bir liderdi ve bu sözünde ise tamamen bize sesleniyor. Buna emin olun ki Atatürk'ün bu sözünü rahatlıkla üstünüze alınabilirsiniz ve şuna da emin olun ki azınlık değiliz. Bizim gibi sahneye çıkmayı bekleyen o kadar çok yaralı insan var ki... Bu günler geçecek dostlarım. Çünkü bu cahil topluluk modern çağın ağırlığını taşıyabilecek yetiye sahip değil, hiçbir zaman da olamayacak. Bu yüzden Atatürk Türkiye'si ölmedi ve hiçbir zaman da ölmeyecek.
Sabırla ve dirayetle aydınlığa erişmek dileğiyle.
submitted by rohunder to KGBTR [link] [comments]


2020.06.25 17:28 griljedi (Tespit) Buz ve Ateşin Savaşı


"Dans et benimle…"
Hiç şüphe yok ki geleneksel anlatımlarda “hikaye” genelde iyi taraf ve kötü taraf şeklinde ikiye ayrılır ve bu ikisi arasındaki savaşın sonunda iyi olan taraf kazanır.
Epik Fantastiğin babası sayabileceğimiz Tolkien’in eseri tam da bunu yansıtır. Ondan sonrakiler de genelde bu tarz bir anlatımı tercih eder. Halk efsanelerinde anlatılan destanlar da temelde iyi-kötü savaşı üzerinden ilerler ki edebiyat da zaten bu efsanelerden etkilenerek böyle bir iskelet çizip, devamını getirmiştir.
Aslında bu iyi-kötü arasındaki savaş (bilhassa halk efsanelerindeki) insanın içindeki iyi-kötü tarafı temsil eder. İnsanlar güzel şeyler yapabilir ama aynı zamanda kötü şeyler de yapabilir. Eski insanların -günümüzde de yaygın- algısına göre insanlar ya beyaz ya siyahtır. Ya tamamen iyidir ya da tamamen kötüdür. (Bu görüş tam olarak yanlış sayılmaz ama tam olarak doğru da sayılmaz ama bu kısma ASOIAF’ta geleceğiz inşallah.)
Bu yüzden hikayelerde de iyi ve kötü insan savaşını görürüz yahut “kötü” tarafı oluşturan şey insanların tüm kötü özelliklerini üstlenmiş “yaratıklar” olabilir. Tolkien’de bu “ork” ve “goblin” türü canlılardı.

ASOIAF’ta İyi ve Kötü Kavramı

GRRM’in eseri Buz ve Ateşin Şarkısı “iyi-kötü” savaşından çok farklı değildir ama burada işler biraz farklılık gösteriyor.
Diğer hikayelerin yazarları temelde insanı “iyi ya da kötü” olarak görüyordu ama GRRM’in algısına göre insanlar ne tamamen iyidir ne de tamamen kötüdür; biz her ikisini içimizde taşıyan canlılarız.
Men are still capable of great heroism. But I don’t necessarily think there are heroes. That’s something that’s very much in my books: I believe in great characters. We’re all capable of doing great things, and of doing bad things. We have the angels and the demons inside of us, and our lives are a succession of choices…[Woodrow Wilson] was a racist who tried to end war. Now, does one cancel out the other? Well, they don’t cancel out the other. You can’t make him a hero or a villain. He was both. And we’re all both.
İnsanlar büyük kahramanlıklar yapmaya muktedir ama kahramanların illa ki var olması gerektiğini düşünmüyorum. Bu kitaplarında da olan bir şey; Ben harika - büyük karakterlere inanıyorum. Hepimiz harika şeyler yapmaya muktediriz ve aynı şekilde kötü şeyler yapmaya da. İçimizde şeytanlar ve melekler var… hayat seçimlerimizden ibaret. Woodrow Wilson, savaşı sonlandırmaya çalışan bir ırkçıydı. Şimdi biri diğerini silip atıyor mu? Hayır. Onu bir kahraman ya da kötü yapamazsınız. O ikisiydi. Ve biz de hem kötü hem iyiyiz.
“Stannis’ten daha iyi adamlar, daha kötü şeyler yaptılar.” Üstat Aemon Targaryen
ASOIAF tarihini ve bugünün okurken erkek-kadın demeden insanların yer yer iyi yer yer de kötü şeyler yaptığına tanık oluyoruz. Ebette ki bazı karakterler daha karanlık ve çok daha kötü şeyler yapabilirken bazı karakterler de çok daha aydınlık ve çoğu zaman iyi şeyler yapabiliyor. Yani “gri” karakterlerin en uç noktaları da seride mevcut ama bu, GRRM’in genel bakış açısını yansıtmasına asla engel olmuyor.
İlk kitaptan itibaren Jaime Lannister’a karşı genel bir nefret vardı, onun bakış açısından değil de Starkların bakış açısından kendisini okuduk ama ne zaman ki GRRM, Jaime POV’larına geçti, o zaman karakterin derinliklerine inip, özünde sandığımız kadar şeytani olmadığını; pişmanlıkları olduğunu, iyi şeyler yaptığını ama kötü şeyler yaptığını da gördük. Tabii olarak sempati geliştirdik hatta bazı okuyucular hayranı oldu.
Cersei Lannister temelde Starkların canına okuyan başat karakterlerden biri olarak “kötü” insan görünümünde olsa da onun POV’larına geçtiğimiz zaman da (Jaime kadar olmasa da) yaptıkları şeyi neden yaptığını, eğer onun yerinde olsaydık bazı şeyleri -muhtemelen- bizim de yapabileceğimiz gerçeği ile yüzleşiyoruz.
Dany Targaryen ilk POV’dan itbaren sempatik, şirin bir kız çocuğu olarak önümüze serildi. Çoğu okuyucu tarafından sevildi ama Essos’ta yaptığı yıkım ve katliam gerçeği bize bir karakterin iyi de olsa kötü şeyler yapmaya gayet muktedir olduğunu gösterdi.
Stark-Lannister Savaşı’na iki taraftan ve halkın gözüyle baktığımızda kahramanlar-katiller-tecavüzcülerin var olduğunu ve iki tarafın da halka zarar verdiğini gördük. Lakin kim diyebilir ki Starklar ve Lannisterlar tamamen kötü yahut iyi? Onlar hem iyi hem kötü. Her iki tarafın da savaşmak için kendi haklı sebepleri var.

Buz ve Ateşin Şarkısı Nedir?

GRRM’in ABD’li şair Robert Frost’un Buz ve Ateş şiirinden etkilendiğini biliyoruz. Nedir o şiir?
Kimi ateştir diyor dünyanın sonu,Kimi buz.Tattığım kadarıyla tutkuyuAteşi tutanlardan yanayım ben.Ama iki kez yok olacaksa dünya,Bilirim nefretin ne olduğunBuzla da yok olur bu dünya,Hem de nasıl yok olur,Diyecek kadar.
(Şiirin çözümlemesinde booksofthelord gündeliğinden yardım aldım. Zira şiir pek alanım değil.)
Ateş tutku iken buz nefret olarak ifade ediliyor ve dünyanın bu iki yoğun duygu ile yok olabileceğini/olacağını anlatmaya çalışmış.
Nitekim çok da yanlış değil; insanların hükmetme tutkusu yahut bir şeylere/kişilere olan nefreti sürekli olarak savaşlara ve açgözlülüğe neden olduğu için dünyanın gidişatı da pek iyi durumda değil. Sadece insanlığı değil doğayı da yok etme yolunda ilerliyoruz ve bunun altında yatan temel duygu olarak; nefret ve tutku/şehvet/arzuyu (desire) koyabiliriz. Diğer her şey de bu iki duygudan doğmakta.
Bunu asoiaf’a uyarlayacak olur isek ateşi temsil eden bir hane var; Targaryen. Hatta Valyria dönemi ejderha lordlarını da dahil edersek olaya; tarihten beri ateş temsilcileri bir şeylere hükmetme arzusu yüzünden yeryüzü/toplumları ateşe veriyor.
Misal Ghiscar İmparatorluğunu “kölelik düzenine” iten şeyin, Valyria’nın ejderha lordları olduğunu biliyoruz. Onun torunları ve kültürlerin temsilcisi olan Meeren gibi şehirlerde kölelik bu sebeple başladı ama aynı kişi/ler yüzünden bu sefer de yıkımla karşı karşıyalar. Daenerys Targaryen'ın Hikaye Gelişimi
Meeren’in temel ticareti “kölelik”; bu olmadan şehirde ticaret malı çok az ve bu da yoksulluğa sebep oluyor, açlığa sebep oluyor. Ghiscar’ı köle taciri yapan şeyler; Valyria ile olan savaşta yaşadıkları felaketlerdi.Galazza Galare, Merhamet Tapınağı’nda, “İnsanlarımı köle tacirlerine dönüştüren şey felaketlerdi,” demişti Dany’ye. Ve ben de, o köle tacirlerini tekrar insana dönüştürecek olan felaketim, diye yemin etmişti Dany kendi kendine.
Diğer yandan buz tarafını temsil eden kişi/ler de Ötekiler görünüyor(fazlası muhakkak var ama biz bariz görünenlere bakalım.). Onların tarafı hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediğimiz için kesin hüküm vermek güç olsa da şiire bakarak buz tarafının “nefret” duygusu ile hareket ettiğini düşünmek çok yanlış olmayacaktır. Bunun sebebini bilemiyoruz elbette ama bunun için bir çok kuram üretilebilir. Ötekilerin, Sur ötesinde önüne geleni acımadan öldürüp, ordusuna katarak ilerlediğini biliyoruz. Bu sıcak kanlı canlı türüne karşı bir sevgi beslemediği aşikar.
Özetle buz ve ateş, yakıp yıkarak ilerliyor ve ikisinin de amacı birbirini yok etmek gibi görünüyor.
Serinin ismi olan “şarkı” ve seri içinde sık sık tekrar eden “dans” mecazı da zaten savaşı ve ölümü ifade eden tabirler.(Su Dansı vb. gibi şeyler.)
Buz ve Ateşin aynı zamanda seride mecaz olarak ölüm ve yaşamın savaşı olduğuna dair de bir yazım var. Okumamış olanlar için; Buz ve Ateşin Şarkısı: "Mitler,Efsaneler ve Demonik Varlıklar" - 1 3 (Uzun Gece maddesini bakabilirsiniz. )

Tarafını Seç?

Kim iyi kim kötü? Kimin tarafında yer almak gerekir?Haneler ve kişiler arası olan savaşı geçtik, tamam. Hepimizin bir tarafı var. Peki, R’hllor ve Büyük Öteki Savaşına gelelim, yani buz ve ateşin savaşına. İyi kim, kötü kim?
Aslında buna cevap olarak bir üstteki yazılar yeterli diye düşünsem de GRRM’in hikayelere bakışını gözler önüne sermek daha somut bilgi olacak.
Much as I admire Tolkien, and I do admire Tolkien — he’s been a huge influence on me, and his Lord of the Rings is the mountain that leans over every other fantasy written since and shaped all of modern fantasy — there are things about it, the whole concept of the Dark Lord, and good guys battling bad guys, Good versus Evil, while brilliantly handled in Tolkien, in the hands of many Tolkien successors, it has become kind of a cartoon. We don’t need any more Dark Lords, we don’t need any more, “Here are the good guys, they’re in white, there are the bad guys, they’re in black. And also, they’re really ugly, the bad guys.”
"Tolkien’i takdir ediyorum ve hayranım… Onun üstümde büyük bir etkisi var ve onun Yüzüklerin Efendisi, o zamandan beri yazılan tüm fantezilerin üzerine eğilen ve tüm modern fantazileri şekillendiren bir dağdır. Onun hakkında şöyle bir şey var; tüm o Karanlık Lord fikri ve iyi adamlar kötü adamlarla savaşıyor; iyi ve kötünün savaşı… Tolkien bunu harika bir şekilde halletti ama bir çok Tolkien halefinin elinde de (bu iyi-kötü savaşı meselesi) çizgi film haline geldi. Artık Karanlık Lord’lara ihtiyacımız yok, artık ‘işte iyi adamlar, onlar beyaz ve kötü adamlar var, onlar da siyah. Ve ayrıca onlar gerçekten çirkin kötü adamlar.’ şeyine de ihtiyacımız kalmadı."
Bu ifadeleri biraz daha açmak gerekirse GRRM artık iyi-kötü adam savaşının anlatıldığı hikayelerden bunalmış ve değişikliğe gidilmesi gerektiğine inanıyor. Artık iyi adamların karşısına çıkartılacak kötü siyah çirkin adamlara ihtiyacımız yok. Bizim harika ve kötü işler yapabilecek insanların, birbiriyle olan hikayesine ihtiyacımız var. Çirkin ve uğursuz görülen bir cüceden geleneksel bir hikayede de kötülük bekleriz ama asoiaf’ta Tyrion gibi şekilsiz bir karakter hem iyi hem kötü şeyler yapabilen; okuyucunun sevgisini ve hayranlığını kazanmış bir karaktere dönüşür. Yahut Joffrey gibi çok güzel görünen bir karakterin de iğrenç işler yapan, kötülük beklediğimiz bir karaktere dönüşmesi… Hiç şüphe yok ki çok daha gerçekçi karakterlerle karşı karşıyayız. Zira kendi yaşantımızda tüm bunlarla karşılaşıyoruz.
Ruling is hard. This was maybe my answer to Tolkien, whom, as much as I admire him, I do quibble with. Lord of the Rings had a very medieval philosophy: that if the king was a good man, the land would prosper. We look at real history and it’s not that simple. Tolkien can say that Aragorn became king and reigned for a hundred years, and he was wise and good. But Tolkien doesn’t ask the question: What was Aragorn’s tax policy? Did he maintain a standing army? What did he do in times of flood and famine? And what about all these orcs? By the end of the war, Sauron is gone but all of the orcs aren’t gone – they’re in the mountains. Did Aragorn pursue a policy of systematic genocide and kill them? Even the little baby orcs, in their little orc cradles? The war that Tolkien wrote about was a war for the fate of civilization and the future of humanity, and that’s become the template. I’m not sure that it’s a good template, though. The Tolkien model led generations of fantasy writers to produce these endless series of dark lords and their evil minions who are all very ugly and wear black clothes. But the vast majority of wars throughout history are not like that.
" Karar vermek zor. Bu belki de ona hayran olduğum kadar kendimle başa çıkabildiğim şekilde Tolkien’e cevabımdı. Yüzüklerin Efendisi oldukça orta çağ tarzında bir felsefeye sahipti: Kral iyi bir insan ise, topraklar gelişirdi. Gerçek tarihe bakıyoruz ve o kadar basit olmadığını görüyoruz. Tolkien, Aragorn’in kral olduğunu ve yüz yıl boyunca hüküm sürdüğünü ve bilge ve iyiydi biri olduğunu söyleyebilir. Ancak Tolkien şu soruyu sormuyor: Aragorn’in vergi politikası neydi? Orduyu muhafaza edebildi mi? Sel ve kıtlık zamanlarında ne yaptı? Peki ya tüm bu orklar? Savaşın sonunda, Sauron gitti, ama tüm orklar gitmedi - dağlardalar. Aragorn sistematik soykırım politikası izleyip onları öldürdü mü? Küçük bebek orkları, küçük ork beşiklerinde bile? Tolkien’in yazdığı savaş, medeniyetin kaderi ve insanlığın geleceği için bir savaştı ve bu da şablon haline geldi. Yine de iyi bir şablon olduğundan emin değilim. Tolkien modeli, nesiller boyunca bitmek bilmeyen karanlık efendiler ve onların kötülüklerini yapan ve siyah kıyafetler giyen şeytan köleleri üreten fantezi yazarlarının üretilmesine öncülük etti. Ancak tarih boyunca savaşların büyük çoğunluğu böyle değildir."
Yine burada bir “karanlık lord” ve “kötü adam/taraf” konusunda bir eleştiri söz konusu var. Orklar kötü siyah adamlar ama bebekleri de öyle mi? Onları da öldürür müydünüz? Gerçek hayatta böyle mi yoksa savaşın iki tarafında da iyi kötü insanlar var mı? Yani ne olursa olsun savaşın iki yanı da tamamen iyi ve tamamen kötü değildir; şeytan hiç değildir.
Bu görüşten yola çıkarak ortada saf kötü ve saf iyi beklemek manasız oluyor. Bu yüzden ne R’hllor ne de Büyük Öteki tarafı için tamamen iyi veya tamamen kötü diyemeyiz. Haliyle “taraf” seçmek isteyenler de bu kararı kendi değer, beklenti ve arzularına göre yapmak zorunda kalacak. Ateşi tarafında olan insanlar gibi buzun tarafında olan insanlar ve haneler de olacak.
Buz ya da ateşin liderleri/şampiyonları sıradan halklatarafsızlar için bir kurtarıcı/kahraman olmayacak. Bir AA çıkıp, kötülükler efendisini yenip yeryüzüne aydınlık saçmayacak, iyilik saçmayacak. Aslında mantık kurarsak iki savaştan hangisi kazanırsa kazansın durum pek iç açıcı olamaz; bitmeyen yaz ve bitmeyen kış güzel kavramlar değil. Buz ve Ateşin Şarkısı "Şampiyonlar"
Bizim denge unsuruna ihtiyacımız var; iki tarafın savaşına son verip, barış yapacak birine. Tutku ve nefret ile hareket etmeyen, bu iki kötü duyguyu sonsuza kadar(en azından uzunca yıllar) bastırabilecek birine ihtiyacımız var. Asoiaf’ta barış ve sükunet ancak o zaman mümkün olabilir.
Ya siz ne düşünüyorsunuz?
Aslen burada yayımlandı.
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.04.15 16:20 hassnictir01 mafya ya giriş hikayem

O zamanlar lise 2 deydim.Hep yalnızdım hiç öyle bir arkadaş grubum yoktu sadece ahmet vardı.Oda sıra arkadaşımdı gereğinden fazla yavşaktı. Herkese yavşar. Popi olmasa bile okulda tanınan bir çocuktu sigara içki de içerdi ortamlara da girerdi. Aramız çok iyiydi sadece ben onun yanında biraz ezik kalıyordum. Artık yalnızlığım başıma tak etmişti. Kız arkadaşımda yoktu ergen adamız kanımız kaynıyo malum abazalıkta var. Ailemdeki herkes sigara içiyor, ahmet bana hep içme derdi. ikram bile etmezdi öyle çok ta süt bir çocuk da değildim semtimde hatrım geçerdi.Çok sevdiğim bir kız vardı selin ona aşıktım. Onla aynı semtte otururduk ortaokul arkadaşımdı. Okulda çok havalıydı çok güzel bir kızdı. Bana göre fazla bir kız ama olsun hayallerim hep ama hep onunlaydı gözümü kapattığımda hep o gelirdi aklıma.Her şey o gün başladı arkadaşım Mert çok tedirgin bir şekilde elinde siyah bir poşetle yürüyordu.O da benim ortaokul arkadaşımdı. Kardeşim bu emanet sende kalsın 1 saate parkta buluşuruz dedi.Ben alamam dedim zorla elime tutuşturdu sonra koşmaya başladı arkasından 2 tane adam geldi sivil polisler silah çıkartıp beni yere yatırdılar.Ben içimden tüm duaları okurken polisler poşeti açtı.
Poşeti açtıklarında poşetin içinde don vardı bildiğin don. Polis sinirlendi yerdeyken bana tekme attı.Ben korkudan napıyosun bile diyemedim. Adam birden taşşak mı geçiyosunuz lan diye bağırdı herkes bize bakıyordu. Ben iyice korkmaya başladım 3,5 atıyordum. Birden adam ayağa kaldırdı beni yüzüme sert bir yumruk attı. Kelepçe taktı ve bir polis arabasına bindirdi ben karakolda ifade verir salarlar sandım ama adam kafama çuval geçirdi. Beni bir anda yolun ortasında indirdi. Kelepçeyi ve çuvalı da çıkarttı eğer dikkat çekecek bir hareket yaparsan bu son hatan olur dedi. Ben şok olduğum için ağzım açık hiç bir şey diyemiyordum. Adam beni takip et dedi diğer elemanda dikkat çekmeden arkamdan geliyordu. Bir anda büyük bir gece kulübüne girdik girdik ViP yerine gittik herkes bana bakıyordu bir şampanya şişesinde yüzümün yansımasını gördüm burnum kanıyor dudaklarımdan aşağıya inip çenemden montuma doğru damlıyordu ama ben hiçbir şey hissetmiyordum.
Bir adam geldi garson şefi falan heralde napıyorsunuz dedi bu sivil polis bunu itmesiyle arkadaki masanın yerle bir oldu bardaklar kırılmış içkiler dökülmüştü içerdeki herkes dans etmeyi bırakıp bize baktı. Takım elbiseli bir adam gelip bizi merdivenlerden indirdi ve geçit gibi bir yere geldik biraz yürüdükten sonra bir yazarhane nin içine girdik içeride marlon adnan vardı. Bana baktı çık dedi sonra içerden 2 el tabanca sesi duydum içeriden marlon adnan çıktı o babamın çocukluk arkadaşıydı beni çok severdi bende ona karşı hep saygıyı davranırdım. Bana baktı korkma dedi.Ben kapı aralığına bakınca etraftakileri kanları farkettim. Sadece ağzım açık bakıyordum.
Senin burda ne işin var oğlum babanın haberi var mı bu işte dedi. diyalog şu şekilde (+ben-Marlon adnan) +Abi noluyo o adamlar kim ne istiyorlar beni niye buraya getirdiler(korkudan ağlıyorum) -Kardeşim benim yanımda güvendesin yanlış bir anlaşılma olmuş heralde sen bana şu poşeti veren çocuğun adresini ver +Abi vallahi bilmiyorum (yalan) -Sana güveniyorum bu çocuğu nerden tanıyorsun +Ortaokul arkadaşım ama evini bilmiyorum -Bak o çocuk senin hayatını karartabilir o çocuktan uzak dur onu gördüğünde yolunu değiştir Bende onaylarcasına kafamı salladım bir anda müzik kesildi ve üst kattan polis telsizi sesi geldi. 'Girdik amirim' Adnan abi adamına işaret yaptı. Sonra ayağa kalktı ve bu olanları unut babana da hiç bir şey deme dedi.Ben yine kafamı sallamakla yetindim. Adnan abi gider adamı içerideki kolonyayı cesetlere döküp çakmakla yaktı baya alevlendi ortalık beni kolumdan tutup sürüklemeye başladı beni bi yere sokup kapıyı açtı ve dışarıya çıkarttı bana koşup eve gitmemi ve normal davranmamı söyledi.Ve içeri girdi. Ben koşarken arkamdan silah sesleri geliyordu. Korkudan ağlayarak koşuyordum ikide bir takılıp düşüyordum.Ama tekrar kalkıp koşuyordum.Eve gittiğimde saat gece 2 ydi. Babam bana nerdesin diye tokat attı. Hayatımda ilk kez babamdan tokat yemiştim. Hemen odama gittim ağlayarak uyandım. Sabah haberlerinde o mekanın yandığını ve içeride 9 polis cesedi olmak üzere 45 ceset bulunduğunu gördüm. Hasta numarası yapıp okula gitmedim...
Okula gitmediğim için annemle evde mal mal oturuyordum zaten mal olmuştum yaşadıklarım sonucunda annem bana dün neredeydin dedi.Bu soruyu bekliyordum.Ama sormakta gecikmişti. Niye bu kadar geç sordu bu soruyu.Ben arkadaşlarımla takılıyordum saati farketmedim. Annem doğru söyle dedi ve tokat attı. Babam ya da annem değil bana vurmak bana 1 kere bile bağırmadılar ben çok şaşırdım bu tepkiyi verince.Ben doğru bu dedim o da geri çekildi ve 'iyice babana benziyorsun' dedi.Ben hiç bir şey demeden odama koştum ve ağlamaya başladım. Akşam babam eve geldi hoş geldin bile demedim. Yaşlı gözlerimle odamda tv izliyordum. Babam odaya girdi. Usulca yanıma yaklaştı ve oğlum sakin ol dedi gözyaşlarımı sildi. Babam otopark işletiyor.Bak oğlum her şeyi biliyorum. Gecede biliyordum sadece sen anlatırsın diye bir şey demedim.Bu yollardan bende geçtim.(+ben - babam) +Baba ben bir şey yapmadım -Yapmadığını biliyorum +Niye bana kızıyorsunuz -Annende ben de senin iyiliğini istiyoruz.Bu işlere karışma... +(sözünü keserek)Baba zaten ben bir şey yapmadım -Sakin ol oğlum +Sakin olamıyorum baba belkide benim yüzümden bir ton insan öldü -Senin bir suçun yok dedi ve gitti. Ertesi gün cumartesiydi. Hemen kahvaltı yapıp Mert'in tüm olanların sorumlusunun evine gittim ve bağırmaya başladım. Dışarı çıktı.(+ben -mert) -Napıyosun lan(götü başı ayrı oynuyor) +Dün olanları anlat lan -Kardeşim kusura bakma(R) +Senin kusurunu sikeyim(Yumruğu geçirdim;) Hayatımda ilk kez vurdum. Bana karşılık olarak çakı yı çıkarttı ve bacağıma sapladı. Çakıyı çıkardığında çakıdan kanlar damla damla yere akıyordu.Ben bu görüntüyü görünce arkaya doğru düştüm.Bir elimle bacağımı bir elimlede kalbimi tutuyordum. Başımda dikildiğini gördüm. Birini aradı ve 'böyle olsun istemezdim' dedi.Ben o anda bilincimi kaybettim. Uyandığımda Hastanedeyim.
Uyandığımda ailem başımdaydı 8 yaşındaki kız kardeşim beni öperek uyandırdı. Yüzüm gülerek uyandım. Bana bakıyorlardı annem ağlıyor babam gözlerini ağlamamak için zor tutuyordu. Babam annem ve kardeşim odadan çıkardı içeri polis girdi. Bana taburcu olduğumda karakola gelmemi söylediler.Bu sefer babama her şeyi anlattım. Bana sakin olmamı söyledi. telefonu çaldı ve bana “Senin yanındayım” dedi odadan çıkarken telefonu açtı. konuşmaya başladı koridor da olmasına rağmen sesini duyabiliyordum. selam vererek açtı telefonu(+Babam) +Kardeşim yakışıyor mu size ? +Bana o çocuğu vericeksin (bağırarak) +Ben onu bunu anlamam cezasını ben vereceğim +Sakin makin olamam Bana baktı ben o sıra uyuyo numarası yaptım. +Benim oğluma kıyan o çocuğu geberteceğim o sırada annem ve kardeşim geldi...
1 ay hastaneden çıkamadım. Babam sık sık telefon görüşmelerinde böyle konuşuyordu.Ben taburcu olduğumda mert'in evine gittim dışarda mert'in ayakkabıları dışarıdaydı. Ordaki arkadaşlarıma sordum mert nerde diye. intihar etti dediler. Ben olayı iyice araştırdım bazı elemanlar vuruldu falan dedi.Ben Adnan abinin yanına gittim ama adnan abi yoktu. Sordum karakoldaymış. Bende hemen karakola gittim.Önce ifademi verdim sonra adnan abiyle görüşme izni almak için orada duran polisin yanına gittim. Bekle dedi ve Adnan abinin kaldığı yere gitti ve benim yanıma geri geldi içeri gir 5 dakikan var dedi. Sanki emri Adnan abi den alıyordu amirinden değil.Ben içeri girdim selam verdim.(+ ben - adnan) +Abi neden burdasın diyemedim tabi abi Mert ölmüş dedim -Babanın sonu da yakın +Ne diyosun abi -Baban öldürdü onu cezasını çekecek +Abi benim babam öyle bir şey yapmaz -Baban işlettiği otoparkına seni kaç kere gece çağırdı Sessizlik oldu +Çağırmadı ama orada kötü bir şey yapmıyor -Tabi kötü bir şey yapmıyor sadece kumardan aldığı parayı sayıyor ve tetikçilerine hedeflerini söylüyor. Babam ben doğmadan 2 yıl hapiste yatmış ama ne yüzünden yattığını bilmiyorum. Bana mantıklı geldi. +Abi doğru söylüyorsun dimi demire doğru yaklaştı ve -Lan benim işim gücüm yok seni mi kandıracağım babana selam söyle ve elemanın verdiği kağıdı ona ver. +ta... tamam abi…
Polis geldi başıyla adnan abi ye selam verdi. Sonra beni dışarı çıkarttı.Çaktırmadan cebime bir kağıt soktu.Ben sinirli bir şekilde eve yürümeye başladım.
Kağıdı açtım ve okumaya başladım -(Babamın adını Ekrem olsun)Ekrem dün cesedi bizim çocuklar buldu. Benim sana verdiğim emanetle adam vurmuşsun. Leşi eğer polisler bulsaydı olay bana patlayacaktı.Bu olay sana olan güvenimi kaybetmeme neden oldu. Senin ve oğlun için 1 görevin var emaneti benim kuruçeşme’deki mekana bırak.Ve iş için benden haber bekle. yazıyı okuduğum gibi soğuk terler her tarafımı sardı götüm bile terlemişti hemde 1 saniye içinde babama kağıdı vermek için otoparka gittim
Otoparkta 1 tane bile araba yoktu. Yazhaneye girdim kasa bomboştu pc gitmişti sonra yerde kan olduğunu fark ettim kamarelar pc ye bağlıydı.pc nin yerde parçalanmış olduğunu gördüm dışardaki kameralara dokunmamışlar ama yazhanedeki kamera kırılmış şekilde yerdeydi. Polisi sonra da annemi aradım. Anneme anlattım annem ağlayarak babandan bıktım ben annemin yanına gidiyorum ne hali varsa görsün deyip yüzüme kapattı.Çok öfkeliydi. Demek ki annem babamın ne haltlar yediğini biliyordu. Gelen polisler tam 5 araba da geldiler indiklerinde 15-20 kişi vardı ordan hemen soru sormaya başladılar. Kamera yedekleri olup olmadıklarını sordular o an aklıma ama tel için neutron adlı bir uygulama var o uygulamada kamera yedekleri canlı izleme gibi özellikler mevcut ama o an hiç bir şey aklıma gelmedi.Bi anda karakoldaki kağıt veren adam geldi ve bana takoz bir telefon verdi. Adnan abi arayacak dedi ve olay yeri inceleme bantları astılar bizim otoparkın ruhsatı yoktu bu olay da hemen çıktı ve otopark mühür yedi. Yani ruhsat çıkmadan açılmayacak otopark. Beni eve yolladılar tam kamera kayıtlarına bakarken Adnan abi aradı..
Selam bile vermedi Adnan abi direk konuşmaya başladı.(- Adnan abi +ben)
-Kardeşim özür dilerim +Abi ne diyosun sen -Bak seni severim babanı daha da çok severdim... Bir iç geçirdikten sonra devam etti -Baban Mert in canına kıydı ama Mert yalnız değildi, hiç yalnız olmadı. +Ne demek istiyorsun Adnan abi -Babandan intikam alacaklar onu kaçıranlar... Çok derin iç çekiyordu nefesi sanki ensemdeydi. -Mert onların tetikçisiydi. +Abi Mert daha kaç yaşında bab... Sözümü keserek devam etti -18 yaşından küçük olanlar daha az ceza yediği için onu seçtiler hemde çevresi olan serseri bir çocuktu.Her neyse ben burdan yarın çıkacağım sende kendine ve ailene dikkat et sizede intikam almak için zarar verebilirler. Telefonu yüzüme kapattı. Hemen annemi aradım, açmadı çıldıracaktım annem neden telefonunu açmıyordu.O sırada ahmet aradı(+ben - ahmet) -Lan gerizekalı kaç gündür arıyorum neden açmıyorsun +Kardeşim (ağlamaya başladım) -Lan iyimisin evde misin ? +eve.. evet
Telefonu yüzüme kapattı yarım saat sonra kapı çaldı elinde 6 bira ve cebinde çok açık şekilde olan 2 tane davidoff(sigara) hemen içeri aldım. Sarıldım kardeşim deyip olanları anlattım.O da efkarlandı bende.Ben hayatında sigara içmeyen süt sayılan çocuk 1 gecede 1 pakete yakın sigara ve 2 bira içmiş kusa kusa ölüyordum. Sabah kalktığımda ahmet simit almış simitle kahvaltı yaptık Ben Adnan abinin yanına gidecektim Ahmet bende gelicem diye tutturdu. Bende zaten tek korktuğum için ahmet’le gittim.
Ben ilk kez içtiğim için başım falan dönüyor ahmet in koluna girip yürüyorum. Aşağıya indik Ahmet in motoruna bindik tarif ettim yolu bas gaza dedim.O da hızlı sürüyor baya 15 dk ye gittik bu ahmet hızlı sürdüğü benim başım iyice dönüyordu.Bir baktım Adnan abi korumalarıyla dışarı çıkmış normalde hep tek tabanca gezerdi.3 araba hazırladı korumaları Adnan abi ortadaki mercedes'e bindi diğerleri siyah range di.Ben motordan inip kusmaya başladım. Ahmet “adamı kaçırıyoruz sırası mı şimdi” dedi.Ben kendimi biraz topladım sonra yürü takip edelim dedim. Motora bindik.
Yetişmek için muallak 110 bastı motor da scooter tir tir titriyor. Baktık ki boş bir ormanlık alana park ettiler bizde bir 100 metre falan gerilerinde scooter ı ağaçların arasına sakladık. Onları çok net görebiliyorduk bir baktık ki 5 tane siyah range çok hızlı bir şekilde Adnan abilerin yanına gitti.Ve arabalardan 10-15 kişi indi. Adnan abiler 8 kişiydi.Bir tane şık giyimli adam aşağıya indi 50 li yaşlarında bastonla gezen bi adam adnan abinin tam önünde durdu. Kısık sesli konuşmaya başladılar. Sonra Adnan abi sinirlenip.
-Menderes beni tanımamışsın dedi.(silahını hızlı bir şekilde çıkardı) Menderes in adamları daha hızlı çıktı ve Adnan abileri taradılar sadece Adnan abi den bir el ateş sesi duydum ve Menderes bacağını tutup yere attı kendini.5 saniye içinde yerde 6 ceset vardı. Menderes i adamları araba koyup hemen kaçtılar ben koşmaya başladım Ahmet dur gerizekalı dedi ve tuttu beni. Adamların gözden kaybolduklarını görmeden başımı kaldıramadım Ahmet lan şu adam yaşıyo dedi. Hemen baktım o adam Adnan abiydi. Yaralı bacağımla Adnan abinin yanına koştum Abi diye bağırdım(+ben -adnan abi) -anlaşamadım babanı alamadım…
Ağzından çıkan kanlar konuşurken fışkırıp yüzeme geliyordu.Ben sadece bakıyordum.
-Al bu tespihi benim mekanlarım artık senin mekanın (elime gümüş bir tespih verdi) Ahmet dizlerinin üstüne çöküp boş boş bakıyordu. -Al bu benim silahım artık senin silahın (gümüş renginde parlayan bir silah) +Abi adna.. Sözümü keserek -Babanı sen kurtaracaksın benim mekana git tespihi göster ye... +adnan abi
Adnan abi ölmüştü. Bacağımı zorladığım için kanıyordu ama bunun benim mi yoksa adnan abinin mi olduğunu bilmiyordum silahı kemerime soktum tespihi cebime attım motora atlayıp hastaneye gittik bacağıma pansuman lazımdı.
Hastaneye giderken yoldan gecen herkes bize bakiyordu savas gazisi gibi etrafta dolaniyordum. Hastenin onune geldigimizde beni goren doktor hemen sedye getirdi yatirdi ahmet konusmaya basladi ama ben baya kan kaybetmisim olayin sokundan haberim yok neyse bunlar konusurken beni bi odaya soktular. Ben orda bayildim. sabah uyandigimda yalnizdim ahmet i annesi eve cagirmis cocuk da gitmek zorunda kalmis. Doktor geldi yanima nasilsin dedi
Ben iyiyim ne kadardir yatiyorum dedim cok kan kaybettin en az 2 gun daha burdasin umarim sigortan karsilar dedi. Babamin maddi durumu Allah’a sukur iyidir ben parada sıkıntı olmaz dedim tamam sen dinlen dedi. Benim kafami gommemle 12 saat daha deliksiz uyumam bir oldu. Beni annem tokatlayarak uyandirdi gozlerimi açınca mutluluktan agalamaya basladi kucuk kardeşim de elimi öpüp “iyimisin abicim” diyordu bende iyiyim prenses diyordum.
Annen kardeşimi yolladi ve bana olanları sordu.Ben her seyi anlattim. Artik ailemden bir şey saklamayacaktim annem Menderes adini duyunca bir gozleri doldu bende Menderes adini duyunca aklima silah ve tespih geldi hemen isler taka sarmisti. Annem silah ve tespihi soylemedim. Annem bana Menderes'in babamin eski is ortağı olduğunu söyledi. Annemle tanisinca gecmis hayatina bir sunger cekip Menderes'e siktiri cekmis.O günden sonra babam Mert olayına kadar hiç Menderes’le konusmamis.
2 gun yattıktan sonra Ahmet geldi beni motorla hastaneden almak için hastanenin önüne park etti. Anneme kaçıp gitmesini babamı kurtaracagimi soyledim annem de gönlünün razı olmadığını belirterek tamam dedi. Taksiye binip otogara gitti. Kucuk prensesim de bana saç tokasini verdi ve beni unutma abicim seni cok şeviyoyum dedi benim gozlerim doldu.
Ahmet’le motora binmeden once emanetle tespihi sordum “bende” dedi. Icim rahatladi.
Motora bindik ve Adnan abinin mekana gittik tespihi gosterdigim beni vip yerinden iceri aldilar siyah takim elbiseli adamlarla doluydu hepsi Kocaman bir masa vardi mafya babalari oturuyordu ben hayatimda hic olmadigim kadar cesur davranip belimden tabancayi cikardim ordakim herkes silahlarini cikartmisdi.
Hepsi tek bir ters harekette delik desik ederlerdi beni.Ben usulce silahi masaya koydum ve tespihi cikarip Herkese gostererek silahin ustune koydum bağırarak
-Menderes Adnan abimizi Öldürdü. Dememle herkes sok oldu tekila icenler shot atarak bardaklari masaya sertce vurdu.
Herkes bana bakarken bir anda başka bir adama baktilar bu adam Menderesti basini yavasca yukarı kaldırdı ve bastonuna tutunarak yanima geldi.Ben 3,5 atarken elini omuzuma koydu yiğenim gel senle bir yürüyüşe cikalim dedi.Ben bir sey diyemeden yurumeye basladik beni dar koridorlardan geciriyordu ve arkamizda 1 tane adam vardi. Agzindan su kelimeler dokuldu
-Babani severdim baban eskiden benim icin calisan bir tetikciydi ise basladigi zaman senin yaşlarındaydi ama senden daha uzun ve gucluydu hemde acımasızdi. isime yarayan ve sevdigim tek kisi oydu yasi buyudu ve annenle tanıştı bu isten ayrilmak istediğini soyleyerek bana bir terbiyesizlik yapti bizim camiamizda boyle seyler olmaz…
Adam cok iyi bir konusmaciydi bu acik ve netti ben konusmasini bolemiyordum cok akici konusuyordu sonra devam etti.
-Baban ne yaptı biliyorsun dimi benim yanimda çalışan bir genci öldürdü…
Tam o sırada bir kapının önüne geldik. Adamina isaret cakti ve kapiyi actirdi. Iceride babam vardı. Ama bu yaşadıklarimdan sonra soğukkanlilikla beni buraya niye getirdiniz dedim. Menderes de şaşırdı.
-Babanı görünce mutlu olursun sandık Bende -Babam serbest kalirsa mutlu olurum Dedim Sonra babamin yanina gittim cok kotu dovmuslerdi yaklasik 1 hafta oluyordu sakallari uzamis 2 gozu mor burnu yamuk ve disleri dokuk olan kisi babam olamazdi…
Gozlerim doldu.
Menderes konusmaya basladi
-Baban ve sen özgürsun bir daha bana veya bir adamima bulaşırsanız sonunuz Adnan gibi olur dedi ve basini one egip ağır adimlarla gitti
Babam konusamiyordu. Ahmet kosarak geldi Ekrem abi dedi ve ben bir koluna girdim o bir koluna girdi.Onu dışarı, çıkarırken Menderes e ofkeli gozlerler bakiyordum .
Taksiye binip hastaneye gittik. Bana bakan doktor ne haltlar karıştiriyorsun dedi. Cevap vermedim sonra tekerlekli sandalye getirdi bana sinirli bir sekilde bakiyordu babami dag gibi adam babam tekerlekli sandalyede boynunu saga bulmus yatiyordu. Hemen bi odaya yatirip serum tuttular polis cagirdilar.
Sokakta buldugumu soyledim polislere, babamin uyaninca karakola gelmesini soylediler. Sonra gecmis olsun diyip gittiler. Annemi arayıp babamin burda olduğunu soyledim. Annem bir oh cekti. Doktor yüzü asik bir şekilde yanima gelip babama burnu icin ameliyat yapacaklarini soylediler.Ben uyaninca yaparsiniz dedim.Ama burnu cok yamuldugu için nefeste sıkıntı olur acil dediler.
Bende kabul ettim babamin Hesabindaki para suyu çekmişti hastane ozeldi.
Annem hemen geldi gece gündüz babamin başında bekliyorduk okuldan arıyorlardı surekli annemle okula gidip devamsizligimi sildirdim.1 ay boyunca girmedigim sinavlara girdim yeniden ders calismaya baslamistim.1 ay sonra okuldayken annem “baban uyandi” diye aradi cikista taksiye binip hastaneye gittim annem doktorla tartışıyordu.
Biliyordum para yüzündendi hemen iceri girdim babama sarildim babama hic bu kadar içten sarildigimi bilmem bana yaptiklari odetecegiz oglum…
Ben artik eskisi kadar masum degildim artik daha ciddi olgunlasmis ve soğukkanli bir insandim. Annem para mevzusunu soyleyince babam bana Avni diye bir adamin adresini verdi adamin babama 13 bin lira verecegi varmış. Ben adrese gittim. Ben villa falan beklliyordum apartmana gelmistim babami arayip kati ve daireti sordum 4.kat 25.daireye girdim ama kapiyi acmiyordu.
Sinirlendim ve kapiya cok da sert olmayacak şekilde tekme attım bir sandelyenin ustunde oturan bir adamin kafasindan kanlar akmis kurumustu masada 3 serit kokain in vardi 3.cu şeridin yarisini icmisti. Normalde kacardim ama paraya ihtiyacim vardi. Nedense cesedi gordugumde midem bile bulanmadi artik tiksinmiyordum artik alismistim...
Cekmeceleri karıştırdım ama boklu donlardan başka bir şey yoktu. Evden tam cikacakken ayak sesleri geldi ben korkup yere dusen silahi elime alip kapiya dogru nisan aldim…
Ayak sesleri yaklastikta ellerim daha cok titriyordu.
En sonunda konuşma sesini bu ses Menderes in sesisydi. Hemen silahı aldığım yere koydum ve içeriye koştum. içerdeki bir koltuğun arkasına uzandım kulağımı yere koydum Menderes tek değildi ama kaç kişiydiler bilemiyorum. Menderes içerideki ceseti görünce
-Gerizekalılar bir bokuda becerin bu silahın burda ne işi var…
Normal bir şekilde bir konuşmaya devam ettiler beni farketmedikleri için şükür ediyordum.Ama bir anda kafama silahın namlusunun dayadı birisi.Bir anda koşarak bir biri daha geldi beni kaldırdı biri bir koluma diğeri diğer koluma girdi. Kaçmam imkansızdı. Beni Menderes in yanına götürdüler.
Menderes konuşmaya başladı.
-Seni de babanı da uyardım siz falanca(soyisim yerine yazdım) ne laftan anlarsınız ne dayaktan.
Ben buna sinirli bir şekilde baktım. Sonra piç sırıtması yaptı ve cebinden Adnan abinin tespihini çıkardı. Tespihi ucundan sağ eliyle tutuyordu.Bir anda elini geriltti.Ve tespihle tokat attı bana(Ben yere düşen boncukları topladım bi 10-15 tane toplayınca).Devam etti
-Hepiniz böyle dağılacaksınız Ben bir anda bağırdım -intikamım acı olacak!(O kadar çok bağırdım ki sesim apartmanda eko yaptı ve boğazım acıdı).
Bir anda apartmandan sesler geldi. Yaşlı bir teyze noldu diye bakmaya geldi.O sırada ben yine olsa yapamayacağım bir hareket yaptım ve Menderes le adamları kadına bakarken ben adamın kafama dayadığı silahı elinde almaya çalıştım alamayınca ittim adam cesede 1 kurşun daha sıktı yanlışlıkla. Diğer adam benim arkamdan sarılmaya çalıştı ben dirsek attım. Hayatımda koşmadığım kadar hızlı koştum.
Babamın yanına gittim olayları anlattım. Babamın gözlerindeki öfke ateşi bu sözlerle daya çok harmanlanmıştı. Yüzünü pencereye çevirdi ve bir şey söyledi. Duyadamım ne dedin dediğimde
Takımı tekrar toplayacağız dedi Ben de artık bir şeyleri anlamaya başlamıştım. Babam -Hazırmısın? Dedi.Ben babamın oğluydum ve onun kadar cesurdum neye dedemeden direk -Hazırım
Dedim taksiye binip otoparka gittik. Babam mühürü kırıp yazhaneye gitdik içerideki çekmeceden adnan abinin tespihinin aynısını çıkardı. Sonra arkadaki depo ya gittik içerde patlak lastik teyip tamir kutusu ilk yardım kutusu gibi şeyler var. Babam tamir kutusunu açıp içindeki her şeyi döktü ve gizli olan gözü açıp içinden adnan abinin silahının aynısını çıkardı. Hemen arabamıza bindik (audi a4) Ormanlık bir alana gittik eski bir ev vardı ama evin ışıkları açıktı. Babamla arabayı parkedip evin içine girdik. içeriden mini etekli kızlar tekila dağıtıyordu.. içerisi çok büyük ve gösterişliydi dışardan ilgi çekmiyordu. Herkes bize bakıyordu. içeriden fısıltılar geldi Ekrem... Ekrem abi.
Babama içeride olan yaşlı bir adam işareti çaktı hemen babam adamın elini öptü. Babam olayları anlatıcan biliyoruz dediler ve içerideki ofise gittik 30 kişi toplantı salonu gibi bir odaya gitmiştik herkes yerine oturmuş arkalarında korumaları tetikte bekliyordu. Babam silahını ve tespihini çıkarttı herkeste aynı tespih ve silahtan vardı. Belliydi bu bir mafya ailesiydi. Babam intikam almamız lazım deyince elini öptüğü yaşlı adam sen reisi mi öldüreceksin dedi. Ben şaşırdım ama babam soğukkanlılıkla devam etti.(-babam + yaşlı adam)
-Az kalsın beni öldürüyordu
+Yaptıkların sonucunda ölmeyi hak etmedin mi? Babam yutkundu ve devam etti
-Benim bu dünyadaki mirasımı alıyordu (bana bakarak dedi)
+Oğlun hiç boş durmamış Böyle devam etti konuşma.En sonunda babamı 6 kişi destekledi.
+Siz 6 nız gidin ne bok yerseniz beni uğraştırmayın Dedi ve kalın uzun ve damarlı * puroyu ağzına aldı ayaklarını masaya uzatıp eliyle gidin işareti yaptı. Bizi destekleyen 6 adamdan sadece 2 si bizimle gelmeyi kabul etti. Uzun olan adamın adı Kerim. Karadenizli olana adamın(Burnu 30 cm ve kemikli)Dursun. Dursun bizi ofisine götürdü ve plan yapmaya başladık.
Babam ben dahil toplam 28 kişiydik herkes de bir tabanca olacaktı. Sonra son bir haber geldi Menderes yarın uçakla londra’ya gidiyorumuş.Tam olarak plan yapmadan apar topar gecenin 2 sinde Menderes in mekanını basmaya gittik.Şimdi düşünüyorumda bir baba oğluna 16 yaşındayken eline silah verip mafya stajyerliği yaptırır mı?
Mekan kocaman bir kumarhaneydi tabi dışardan bakımsız bir villa gibi gözüküyordu.
Babam sigarasını yaktı. Ve arabadan inmeye başladık 28 kişilik küçük bir orduyduk 10 kişi arabaların yanında kalıp güvenlikleri arabaya çekip bizim içeri girmemizi kolaylaştıracaktı.
Hemen ateş etmeye başladık güvenlikler arabaya doğru koşmaya başladı biz tam koşarlarken villanın kapısına girmeye çalıştı bizi biri farketti ve taramaya başladı sadece silah sesleri ve elime yüzüme sıçrayan kanları hissedebiliyordum.Ama şoktaydım sanki felç inmişti.En sonunda babam beni tutup aşağıya yatırdı. Bizden biri o adamı halletti ve içeriye ateş ederek girdik herkes masanın altına saklanmıştı. içerideki güvenlikler ateş edemedi içeride müşteriler vardı.O an hepsi bir şey yapmayın deyip silahlarını yere attı bizim dışarda arabanın yanında duranlar dışarıdakileri halletmişti. içeriye onlarda girince rahat bir 20 kişi vardık içeride 4 tane güvenlik vardı.
Babamla ben yukarı çıktık, babam tüm odalara tekme atıp içeri atlıyordu ama tüm odalar boştu.Tek bir oda kaldı yavaşça kapı kulpunu indirdim.Ve içeride prensesim vardı.Abi der demez Menderes prensesimin başına silahı dayadı babam hemen yanıma geldi. Bağırmaya başladı.Ben tekrar şoka girmiştim babam bırak.. yoksa... yoksa... ölürsün kelimeler kulaklarımda takılıyordu her şey ağır çekimde gerçekleşiyordu Menderes geri dur.. yoksa... ölür.. beni buna mecbur bırakma diyordu.
Babam bir anda silahını Menderes e doğrulttu Menderes tetiğe bastı.Ve küçük kız kardeşimin prensesimin kanları diğer duvara doğru akmaya fışkırmaya başladı. Babam Hayır diye bağırdı.Ve dizlerinin üstüne çöktü.O sırada Menderes babama silahını doğrulttu.Ben de belimdeki silahı almaya çalıştım.Ama menderes daha hızlıydı babamı tam kalbinden vurdu.Ben silahı çıkarınca tam 11 el ateş ettim en sonunda mermi bitmişiti Menderes karnını tuttu ve geri geri gitmeye başladı.Bir anda arkasındaki camı kırıp yere kapaklandı. Babam bir eliyle kalbini tutu diğer eliyle ağzından çıkan kanları tutmaya çalıştı sonra bana o baygın gözlerle bakıp yüzüstü yere çakıldı.
Ben hala şoktaydım 30 saniye öylece yerdeki 3 cesede baktım. Sonra polis sesi geldi. Aşağıdaki elemanlardan biri beni uyarmak için yanıma geldi etrafı görünce beni kolumdan tutup zorla dışarı çıkarttı tam aşağıya inecekken polislerin aşağıda olduğunu gördük ve Menderes in kırdığı camdan aşağıya tutunarak indik.
O orman evine gittik olayları anlattık o gün orada kaldım annemi aramama rağmen telefonlarımı açmıyordu. Ertesi gün eve gittim ve evde anemin bıraktığı notu gördüm gitmiş ve bir daha gelmeyecekmiş. Ahmeti aradım gelirken 1 kasa bira 10 dal kalın puro ve 2 paket parliament almasını söyledim 30 dk ye geldi.Ve bana sınıfta kaldığımı söyledi.Ben hiç siklemedim.
Dursun abi beni cezaevinden aradı teshpihini bana verdi. Ve şöyle dedi
-Benim hiç erkek oğlum yok tüm suçlarım ortaya çıktı müebbet yedim senden başka bunu verecek kimsem yok. Dedi, ben direk kabul ettim ve onun koltuğuna oturdum. 17 yaşıma geldiğimde milyonlarla oynanayan bir çocuktum...
submitted by hassnictir01 to kopyamakarna [link] [comments]


Adamlar Neler Yapmış Dedirten 75 İlginç Ürün NASIL BENZİN, LPG VE DOĞALGAZ ÜRETİLİR? NEDEN MI ISLAMI ANLATIYORUM? Why did you make a 8K video ? We can't watch even in 720p Adını Başkasının Koyduğu Çocuklar Akor - Adamlar Halil Enes - Bazı Adamlar (Official Audio) Neden 'Tek adamlar geldiği gibi giderler'? - YouTube DEĞERİ BİLİNMEMİŞ 5 EFSANE MOTOR DOSTUMUZ GEMİDE MAHSUR KALDI (NEDEN ? ) Pubg (adamlar it sürüsü gibi)

Kel Adamlar Daha Akıllı ve Başarılı – Nestfun

  1. Adamlar Neler Yapmış Dedirten 75 İlginç Ürün
  2. NASIL BENZİN, LPG VE DOĞALGAZ ÜRETİLİR?
  3. NEDEN MI ISLAMI ANLATIYORUM?
  4. Why did you make a 8K video ? We can't watch even in 720p
  5. Adını Başkasının Koyduğu Çocuklar Akor - Adamlar
  6. Halil Enes - Bazı Adamlar (Official Audio)
  7. Neden 'Tek adamlar geldiği gibi giderler'? - YouTube
  8. DEĞERİ BİLİNMEMİŞ 5 EFSANE MOTOR
  9. DOSTUMUZ GEMİDE MAHSUR KALDI (NEDEN ? )
  10. Pubg (adamlar it sürüsü gibi)

50+ videos Play all Mix - Halil Enes - Bazı Adamlar (Official Audio) YouTube Cihan Mürtezaoğlu - Bitsin Bu Delilik (Full Albüm) - Duration: 40:45. DokuzSekiz Müzik 381,731 views Yeni bir ilginç ürünler videosu daha hazırladık. Her zaman olduğu gibi birbirinden enteresan ürünleri derledik. Mediakraft'ın diğer kanallarındaki eğlenceli ... Neden 8K video yaptın? Biz 720p bile izleyemiyoruz! ... Don't break the chain in 2020 - Duration: 13:05. Barış Özcan 1,223,244 views. 13:05. We found a mysterious iceberg in the form of a ... Pubg (adamlar it sürüsü gibi😱) Ömer Aras. Loading... Unsubscribe from Ömer Aras? ... Don't like this video? Sign in to make your opinion count. Sign in. 1. Loading... Video'da Sivas katliami tarihini 3 Temmuz telafuz etmisim bildiginiz gibi 2 Temmuzdur. Tütkiye'nin basina cöreklenmis tarikat ve cemaat agini basliklari ile ... Don't like this video? ... bur da dev gibi bir OTT ailesi için her gün yeni video yüklüyorum. Kanalımda oyun gaming , eğlence , challenge , komedi , şaka , şarkı , vlog , montaj , tepki ... Diğer Videolar İçin Tıklayın: https://t24.com.tr/video T24 http://www.t24.com.tr/ Instagram https://www.instagram.com/T24comtr Facebook https://facebook... Lag t66j Akustik Gitar Hohner Special 20 'B' Mızıka Neden üzgün şаrkılаr dаyı bu sırаlаr? Adını bаşkаsının koyduğu çocuklаr Büyüyüp, zаlim oldulаr Tаşın аltındа ... Anlatan Adamlar'ın bu bölümünde petrol ürünlerinden benzin, mazot, lpg ve doğalgaz gibi ürünlerin nasıl üretildiğini sizler için anlattık. ABONE OL https://goo.gl/NSYLUP NASIL ... Anlatan Adamlar'ın bu bölümünde, Supra 2JZ, S2000 F20C, M5 S85 gibi çok bilindik motorların yanında değeri bilinmemiş ama övgüyü hak eden efsane olması gereken motorlardan bahsettik ...